|
Administrator
Ziyaretçi
|
 |
« : 19 Haziran 2009, 23:55:51 » |
|
Ben türküyüm Hazinli öykülerin hıçkırığı Zakkumlardan süzülen Soylu, içli yüreklerin ürünü Keremin çözüldükçe düğmelenen İliksiz, yakasız gömleği Aslının yanık gelinliği Bütün zamanları Gözlerinde, yüreklerinde eriten Şeyh Bedrettin’in, Pir Sultanın, Âşık Veysel’in Acıları ve ağıtlarıyım Dağları delen, karlı dorukları eriten Ferhat ile Şirinin hasret ağısı Donmuş, isyana durmuş Kan çanağı Soğulmuş gözlerin gözyaşları Kavrulmuş ciğerlerin mavi, kızıl koruyum Gidip de dönmeyenlerin Muradına ermeyenlerin Bar tutmuş ağızların Üryan, üşüyen yüreklerin Ayrılıkların, tozlu gurbet yollarının Steplerden Anadolu’ya çağlayarak akan Aşk oduyla yanan Yunus Ermenin Ana sütü gibi helal duru, berrak ırmağıyım ben Köroğlu’yum, Dadaloğlu’yum Sarıkamış’ım, Yemen türküsüyüm Çukurova’nın alın teri, göz nuru, beyaz altını Konya’nın sarı saçlı, gelin başlı buğdayı Ordunun dereleri, Egenin çökertmesiyim Torosların kınalı kekliği Erzincan’ın gümüş kanatlı kuşuyum Antep’in barağı, Şahin Beyin destanı Diyarbakır’da inleyen surların gizemiyim Tunceli’nin yanık çığlıkları Peygamberler, hoyratlar diyarı İçine kan doğranmış Yanmış, yıkılmış yüreklerde Duman duman şivanım ben Urfa Urfa içinde, Urfa üç dağ içinde Üç dağ benim içimde Yaralı bir ceylanım Bir gülüm var, özden içeri özümde Halil Yılmaz (Hıtmiye)
|