Dini Sohbet, İslami Sohbet, Dini Forum, İslami Forum, İslami Chat, Dini Chat


 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İSLAM'DA YÖNTEMİN ÖNEMİ  (Okunma Sayısı 363 defa)
HUSEYİN SASMAZ

Acemi Üye
*

Rep 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 89



« : 25 Şubat 2010, 17:03:20 »

İSLAM'DA YÖNTEMİN ÖNEMİ
 
Sonsuz nimetleri ile bizi nimetlendirmesi yanı sıra nimetlerin en büyüğü olan iman ve İslâm nimeti ile mü’minlerden kılarak onurlandıran, risaletinde bize Şeriat ve minhaç / yöntem vererek yolumuzu mustakim kılan Alemlerin Rabbı Yüce Allah’a sonsuz hamdü senalar olsun. Neye nasıl iman edeceğimizi bize öğreten, hayat ve izzet kaynağı İslâm’ı getiren şanlı Rasul Efendimiz Muhammed Mustafa’ya, âline, ashabına ve onlara ihsan ile tâbi olan tüm mü’minlere selât ve selâm olsun. Allahu Teâlâ şöyle buyurdu:
 
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
 
“Ey iman edenler! Sizi size hayat verene çağırdıklarında Allah ve Rasulüne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbini ayırır. Ve siz mutlaka O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [1]
 
Bilindiği gibi Allah ve Rasulü’nün tüm iman edenleri ve hatta tüm insanları çağırdığı şey bir bütün olarak İslâm’dır. O halde Allahu Teâlâ bu ayeti kerimede İslâm’ı mü’minler için “hayat veren” olarak vasfetmiştir. İslâm; mü’minlerin güç, kuvvet, izzet, nusret, canlılık, aksiyon, dinamizm, kalkınma, ilerleme, lider ümmet olma menbaı, kısaca hayat iksiridir. İşte müslümanlar böylesine büyük bir nimete yani servete sahiptirler. Bu servetin kadri kıymetini ve ondan yararlanma yolunu bildikleri sürece müslümanlar hayat buldular. İnsanlık alemi içinde “vasat / seçkin ümmet”, “şahit ümmet” konumlarını muhafaza ettiler, kalkındılar, ilim ve teknolojide ilerlediler. Yeryüzünde Allah’ın kelimesinin / risaletinin yücelmesi, yani Allah’ın dinini hakim kılarak insanların kula kulluktan kurtulup sadece Allah’a kul olmaları, hidayete ermeleri için cihad eden “hayırlı ümmet” oldular.
 
Ne var ki, bugün itibarı ile müslümanlar, bu konumlarını kaybetmiş durumdadırlar. Zira onlar geri kalmış, sersefil, her türlü servete sahip olmalarına rağmen varlık içinde yokluk çekiyorlar, zayıf, dağınık, yenik, perişan durumdadırlar. Neden?!...
 
İşte bu sorunun cevabını iyice idrak etmedikçe, müslümanlar içinde bulundukları durumdan asla kurtulamıyacaklardır.. Onlar, kendilerine hayat veren dinlerini mi kaybettiler, İslâm yok mu oldu?!.. Elbette ki hayır. İslâm yok olmadı. İslâm ilk indirildiği gibi tertemiz, taptaze, hayat iksiri olarak varlığını devam ettirmektedir. Ona hiçbir zaman batıl ilişmeyecektir. Zira İslâm, Allah’ın bizzat korumasını üstlendiği “zikridir” / risaletidir. O halde bugün müslümanlar genel olarak neden ondan hayat bulamıyorlar?!... Neden?!... Bu sorunun cevabını şöyle özetlemek mümkündür:
 
* Müslümanların o hayat menbaına bakışları değişti. Ona bir hayat menbaı, bir hayat iksiri olarak bakmıyorlar. Dolayısıyla onun kadri kıymetini bilmiyorlar ve ona sımsıkı sarılmıyorlar. Dertlerinin devasını, hastalıklarının şifasını yani sorunlarının çözümünü ondan başka yerde arıyor- lar. Bu, İslâm’a bağlanma yani İslâm akidesine itikat / iman etmek yöntemine tâbi olmaktan kaynaklanmaktadır.
 
* Müslümanların o hayat menbaını ve iksirini izah eden kılavuzu anlamada ve hayatla irtibatlandırmada zaafiyetleri var. Bu da İslâmî düşünmek yöntemine tâbi olmamaktan kaynaklanmaktadır.
 
* Müslümanların o hayat menbaından yararlanma kılavuzunu doğru kullanmama zaafiyetleri var. Bu da fıkıh usulüne / yöntemine, ayrıca Kur’an ve Sünneti anlamak yöntemine hakkıyla vakıf ve tâbi olmamaktan kaynaklanmaktadır.
 
* Müslümanların bu hayat menbaını bireysel ve toplumsal hayatın her alanında uygulama ve tüm insanlığa taşıyamama zaafiyetleri var. Bu da İslâm’ın fertte şahsiyet ve toplumda sistem olarak uygulanması, korunması, taşınması yöntemine tâbi olmamaktan kaynaklanmaktadır
 
Görüldüğü gibi müslümanların asıl sorunu; fikir, din, çözüm, kaynak, ilim, servet, ilaç yokluğu sorunu değildir. Asıl sorun “yöntem” sorunudur. Bütün bu çözüm, şifa ve hayat kaynağını anlama, kullanma, uygulama yöntemini hakkıyla kavramama sorunudur. Zira;
 
-Yöntem; bilginin, ilmin, reçetenin yerinde ve verimli kullanılmasını sağlar. Böylece ferdî ve toplumsal bazda fikrî ve fiilî kalkınma hasıl olur.
 
-Yöntem olmaksızın bilgi, ilim, fikir, çözüm doğru bir şekilde kavranılmaz ve yerinde kullanılmaz. Dolayısıyla onlar hayata geçmez, semerileri de görülmez.
 
-Yöntem, kişiyi bilgi kirliliğinden ve zihinsel karmaşadan korur.
Allahu Teâlâ, her ümmete olduğu gibi İslâm ümmetine de dinini Şeriat ve Minhaç / yöntem bütünlüğü içinde bir sistem olarak göndermiştir. Nitekim şöyle demiştir:
 
لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًا
“..Herbirinize bir Şeriat ve Minhaç / yöntem verdik...” [2]
 
Bu ayetin ışığında bakıldığında görüleceği gibi İslâm’ ın her konuda kendisine özgün yöntemi vardır:
- İtikatta / inançta yöntem,
- Fıkıhta / amelde yöntem,
- Düşünmede yöntem,
- İslâmî şahsiyet oluşturmada yöntem,
- Kur’an ve Sünneti anlamada yöntem,
- İslâm’ı uygulama ve taşımada yöntem.
 
Müslümanlar hemen hemen her konuda İslâm’ın yöntemini ihmal ettiler. Onun için İslâmî bilgi, ilim, kültür servetinden yararlanamaz hale geldiler.Bu servetten çözün üretme, bu menbaadan beslenme, şifa ve hayat bulma melekelerini kaybettiler. İslâm dışı bilgi, anlayış ve kaynaklar ile kirlenmekten korunamaz hale geldiler. Dolayısıyla cahiliyye / İslâm dışı anlayış ve kaynaklardan beslenmeleri neticesi hastalandılar ve hatta ümmet olarak komaya düştüler.
 
İşte müslümanlar olarak içinde bulunduğumuz bu vahim durumdan kurtulmanın tek yolu olan hayat menbaımızdan tekrar beslenebilmemiz için, unutulan ya da unutturulan “usul / yöntem” konusuna dikkat çekmek ve bu husustaki bilgisizliği, belirsizliği, muğlaklığı giderme sürecine bir katkıda bulunmak niyet ve umudu ile yöntem hakkında karınca kadarınca misali çalışmalar yapmaktayız.
 
Rabbımızdan bu çalışmalarımızdaki niyet ve kastımıza ulaşmaya bizleri muvaffak kılmasını niyaz ediyorum. Yalnız O’na kulluk eder, yalnız O’ndan yardım dileriz...
 

 
________________________________________[1]Enfal: 24
[2]Maide: 48

AHMED KILIÇKAYA tarafından yazıldı.   
Pazar, 29 Kasım 2009 18:49
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
iSlamiYoL Tag Coder By UsTa
İSLAM'DA YÖNTEMİN ÖNEMİ, dinisohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forum, İSLAM'DA YÖNTEMİN ÖNEMİ, islamiyol , dinisohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forumİSLAM'DA YÖNTEMİN ÖNEMİ, dinisohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forum, İSLAM'DA YÖNTEMİN ÖNEMİ

 
Gitmek istediğiniz yer:  




Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.12 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
İslamiyol.org Tüm Hakları Saklıdır İslamiyol.org Dini Sohbet iSlami Sohbet Dini Forum iSlami Forum Dini Sohbetler
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu