Dini Sohbet, İslami Sohbet, Dini Forum, İslami Forum, İslami Chat, Dini Chat


 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Evlilik Tutsaklık Mı, Sultanlık Mı???  (Okunma Sayısı 101 defa)
ZeMHeRi

ZeMHeRi
Admin
*

Rep 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 42


KeRBeLa-YeTiMi


« : 21 Aralık 2011, 12:09:48 »

Evlilik başlı başına bir ibadet olmakla beraber, ibadet yapmaya sebep olan güzel ahlak ve kaliteli bir ibadet tariki üzerine köprü olan büyük bir sermayedir. Kul, elindeki sermayeyi İslam ve mantık çerçevesinde kullanırsa hem dünya hem de ahiret kazancı hesapsızca kesesine dolar. Ve yahut kul, o paha biçilmez sermayeyi şeytanın desteği ve nefsin yoldaşlığıyla kullanarak, dört duvarlı cehennemini hazırlayıp kendini göz göre göre o ateşe atarsa o insan dünya ateşiyle beraber ahiret azığını da hazırlamış olur.

 

                Evlilik namaza hazırlanmak için alınan abdest gibidir. Hem kendi başına bir ibadet hem de diğer ibadetlere götüren bir sebeptir. Nasıl ki ibadetlerin huşu ve ihlas ile yapılabilmesi için abdest alınırken huşu gerekiyorsa, aynı şekilde evliliğinde mutlu ve huzurlu yaşanması için ön ibadet olan düğün-nişan döneminin de öylece huşu ve şeriat çerçevesinde ve halisane bir kalple yapılması gerekiyor. İsteme ve nişanlılık dönemi ne kadar nefsani arzularla ve şeytanın önderliğinde geçerse evlilik hayatı da o denli İslamiyetten uzak, mutluluktan yoksun ve şeytanın yarenliğinde oluyor.

 

                Her iki tarafta nefsini ön safa koyuyor ve ellerine cehalet demiriyle yapılmış kılıçları vererek cenk ediyor. Ve bu saatten sonra da karı-koca, erimiş benlik duygularıyla nefislerini kontrol altına alamıyor ve dolayısıyla bu iş en başta şeytanın işine yaradığı için evlilik bir anda havada uçuşan toz gibi basitleşip iki tarafın ufak bir üflemesiyle yok oluyor. Ve kul o andan sonra ne yaptığının farkına varıyor ya da bu olaylardan sonra bile gözünü nefsinin tutsaklığından kurtarıp hakikati göremiyor.

 

                Evliliğe başlarken kul abdestte olduğu gibi “niyet ettim Allah’ım bu evlilikle nefsimi haramlardan korumaya ve Resul’ünün sünnetini yerine getirmeye” diyerek sağlam bir adım atarsa o kul evlilik süresince bu niyetini koruyacak ve evlilik hayatınca her anını ibadetle geçirmiş gibi olacaktır. Kul namaz abdestinde, abdest suyuyla bedenindeki kirleri ve günahları, ruhundaki kötü düşünceleri ve nefsani arzuları yıkadığı gibi evliliği de bir ibadet gibi görenler, ilk adımlarında gözlerini harama bakmaktan, beyinlerini kötü düşünmekten ve nefislerini azgınlıktan kurtarmış olacak. Yani gözünü evlilikle, harama karşı perdelemiş hatta kör etmiş olacak.

 

                Nasıl ki abdestli olmadan namaz kılınamıyor, Kur-an okunamıyor ve sair ibadetler yapılamıyorsa, hakeza evliliğe ilk adım atılırken de güzel ve halisane niyet yapılmazsa kul sonrasında huzuru ve mutluluğu eşinin dışında her yerde aramaya başlıyor. Peygamber Efendimizin de “ameller niyetlere göredir.” ( Buhari ) diye buyurduğu gibi herkes niyetinin karşılığını buluyor. Nefsi için evlenenin karşısına öyle bir nefis çıkıyor ki, o kişi evlendiğine evlenmediğine bin pişman oluyor. İki azgın nefis birbiriyle çatışıyor ve İslami şuur olmadığı için onları durduran olmuyor. Şeytanda bir köşeden pis pis gülerek onların o haline tempo tutuyor. Ama Hakk için evlenen ise sonuna kadar o niyetini korumayı başarırsa aleme örnek bir aile teşkil ediyor. Böyle aileler içinde; edebi kendine yorgan edinmiş, güzel ahlakı kendine yaren edinmiş ve şeriatı ise çadır edinmiş cennet hurisi ve gılmanı eşler oluyor. Kadın kocasını kapıda karşılamakla sevap kazanıyor; erkek hanımına tebessüm etmekle… İşte o an mutluluğun doruk noktasına ulaşılıyor ve bu sebeple belki de o mutlu çift ilah-i rahmete gark oluyor. O bahtiyar çift dünya mutluluğun yanında güzel niyet vesile ile ahiret sevabına nail olup belki günlerce dua ederek veya ağlayıp sızlanarak affettirmek istediği günahından kurtuluyor.

 

                Mutluluk kapısının tokmağını vuranlar içeriye hasretle girmek isteyenlerdir. İçeriye hasretle girenler ise hayatın kederle yaşanmayacağını bilenlerdir. Öyleyse can yoldaşım, hayat arkadaşım; bize düşen görev kapıyı elle değil tüm bedenimizi vurarak çalmaktır.

FATMANUR DEMİR

Tefekkür Dergisi
Logged

DaR-ı DüNYa KeRBeLaDıR HeR HüSeYNi MeŞReBe
UsTa

Yönetici
*

Rep 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 89


Her Başa Tac OLmam....


WWW
« Yanıtla #1 : 21 Aralık 2011, 15:23:05 »

Evlilik ve tutsaklık yanyana düşünülemez, evlilik sultanlıktır desek daha doğru olur,evlilikte asıl önemli olan doğru yerde doğru insanı bulabilmektir, geçici dış güzelliklere veya albeniye kapılarak yapılan evlilikler insanı felakete sürükleyebilir, elbette karşı cinste görsellik, sempati, güzellik vs. gibi kriterlere bakılır, ancak; huy güzelliği, yumuşak başlılık (aile üyelerine karşı), itaat, sadakat, kanaatkarlık, büyüklere saygı, tatlı dil, güleryüz gibi kıstaslara daha fazla önem verilmelidir kanaatindeyim..Selam ve Dua ile...
Logged

<a href="http://www.nurmuhabbet.com" title="Dini sohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forum, dini cet" target="_blank">Dini Sohbet</a>
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
iSlamiYoL Tag Coder By UsTa
Evlilik Tutsaklık Mı, Sultanlık Mı??? , dinisohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forum, Evlilik Tutsaklık Mı, Sultanlık Mı??? , islamiyol , dinisohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forumEvlilik Tutsaklık Mı, Sultanlık Mı??? , dinisohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forum, Evlilik Tutsaklık Mı, Sultanlık Mı???

 
Gitmek istediğiniz yer:  




Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.12 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
İslamiyol.org Tüm Hakları Saklıdır İslamiyol.org Dini Sohbet iSlami Sohbet Dini Forum iSlami Forum Dini Sohbetler
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.042 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu