|
Administrator
Ziyaretçi
|
 |
« : 08 Mayıs 2009, 00:34:50 » |
|
İnsan din ile borçluluk bilincine erdiği, fakat borcunu ödemek şöyle dursun, yeni borçlar almak için varlığını borçlu olduğu kapıya muhtaç olduğunu kavradığı an, alacağı vaziyetin tek adı vardır: TESLİMİYET..
.... Çünkü insan, Allah'ın rakibi değil şaheseri, kölesi değil kuludur. Nihayet Allah, insanın hasmı değil dostudur. Bu yüzden, insanın teslimiyet ve kulluğunu istismar etmeyen tek kapı Allah'ın kapısıdır. ... Allah'ın insandan teslimiyet ve kulluk istemesi, insanın Kendisine sonsuzca muhtaç olmasından, dahası insana sonsuz merhametinden dolayıdır. .... Teslimiyet sayesinde hürriyet ve güvenliğin maksimum düzeyde birlikte elde edildiği tek kapı, yine O'nun kapısıdır. ..... İSLAM, Allah'a teslimiyetin hayata dönüşmüş biçimidir.Bu teslimiyet, bu dünyada barışı, öte dünyada selameti (ebedi mutluluk) getirecek bir teslimiyetir.Bu teslimiyetin zemini, "sorumluluk bilinci", yani "takva"dır. ...... ...... ...... Nedir insanın sorumluluğu? Yeryüzünde, var ediliş amacına uygun bir hayat inşa etmektir. ......
Hayat binasının insanın yaratılış amacına uygun bir biçimde imar ve inşası, bu binayı inşa edecek olan insann şahsiyetinin inşasından geçer. .... İnsan, hayatın öznesidir. Çünkü hayatı imarla görevlendirilmiştir. ... Nasıl ki hayatın inşası için, hayatın öznesi olan insanın inşası şartsa, insanın inşası için de,insanın öznesi olan aklın inşası şarttır. İnsanın tüm yapıp ettikleri, aklının eseridir. Fakat aklı da yönlendiren daha öte bir mekanizma vardır: tasavvur...
Aklın öznesi de tasavvurdur.Tasavvurun da inşası şarttır. 1. Tasavvurun yeniden inşası 2. Aklın yeniden inşası 3. Şahsiyetin yeniden inşası 4. Hayatın yeniden inşası
|