|
Administrator
Ziyaretçi
|
 |
« : 02 Mayıs 2009, 15:26:48 » |
|
Yaşamak, sevmek, irkilen kalbin damarlarında dolaşan coşku dolu heyecan, ilk defa bu kadar anlamsız gelmişti bana. Belki de yüreğimin dehlizlerinden kopan fırtınanın habercisiydi, bana anlamsız gelen bu yaşama tutkusu. Yaşama tutkum, yüreğim ve mantığım arasında sıkışıp kalmıştı. Yüreğim artık yorulmuş ve bir köşeye çekilip usul usul ağlıyordu. Göz bebeklerimde kanayan yarayla, dingin yüreğim, bir anda çırpınan kanatlarımın altında bükülüp kalmıştı.
Nasıl unutabilirdim ki, yüreğimde kilitlenen aşkın, bedenimde kanayan yarasını. O yaranın içinde saklı kalan dostun gözyaşlarını, tortulu yalnızlığıyla terk etmek, umarsız bir yolculuğun izini sürüyordu. Bu yolculuğa, ardında esrik ve yitirmişlik duygusuyla yıkanan aşk acısı eşlik etmişti. Artık buralarda durmak çok anlamsız gelmişti bana.Yüreğimin eşsiz kıpırtısı ve dingin coşkusunda, dostumun acıyla karışık öfkesini bulmak, beni her gün biraz daha çelimsiz bırakıyordu. Sevmek artık benim için, en büyük suçlardan birini işlemeye benziyordu.
Masum ve katıksız aşkın kollarında, suçlu bir mahkum gibi hissediyordum kendimi.Buralarda kaldığım sürece, kendimi hep böyle hissedecektim. Evet, bunu yapmalıyım. Ben, yüreğimi parmaklıklar ardında bırakan bu aşkı, buğulu şehrin duman kokan yalnızlığında bırakıp gitmeliyim. Bu aşk sancısı bitmeyen çığlıklarıyla birlikte, omuzlarımı çöküyor, sırtımı kamburlaştırıyordu. Beni ulaşılmaz bir çıkmazın gölgesinde bırakıyordu. Artık gitme vakti gelmişti. Omzumu çöken ve sırtımı kamburlaştıran suçluluk duygusu, acı artık bavulumda toplanmıştı. Bavulum bana en büyük acıyı veriyordu. Hoşçakal güzel dostum, hoşçakal… Mavi denizlerde biriken sessiz çığlığın ardından kopan en büyük feryadımla birlikte, sonsuz selamlarımı bırakıyorum, sana. Artık olmayacağım, hasret kokan şehrin titrek ağlayışlarında. Dostumun kalbiyle sevmiştim ben. Nasıl da düşmüştüm umarsız aşkın pençesine. Elveda dostum, elveda… Ben, senin çalıkuşunun ürkek yüreğinden kopan, o masum tebessümle sevemem artık bir başkasını. Sevemem dostum, sen onu sevdiğin müddetçe.
|