|
Administrator
Ziyaretçi
|
 |
« : 08 Haziran 2009, 10:35:38 » |
|
En büyük ibadet " sevgi "dir. İnsanın insânlığı, bilgisiyle ölçülür, lâkin bilgi ahlâka dayanmazsa hiçbir işe yaramaz. Bilginin "sevgi" ile kaynaşması gerekmektedir. İnsân ne kadar bilirse bilsin, bildiklerinin "zevk" ine varamıyorsa, o bilginin hiçbir faydası yoktur. Önemli olan, "gönül" temizliği ve o temiz gönülde ilmin vereceği "ferahlığı" bulabilmektir. Allah'a "Akıl " ile değil, " Gönül " ile erişilir. Sırât-köprüsü' burasıdır ve o köprüyü, buradayken geçmek lâzımdır. Namâzın hakîkati , Gönül-âlemi 'ndedir. Amacıysa, Hak sevgisi ni kazanıp " Muhabbetullah " ve " Mârifetullah "a erişmek için rûhen yükselmek, urûc etmektir. Bir insânda Allah bilgisi yoksa, onun rûhu dirilmemiş demektir. Böyle rûhlara "rûh-i hayvânî" denir. Ölümlü rûhlar bunlara denir. İnsândaki rûh ise "nefha-i ilâhi"dir. Bu nefha, Allahın Âdem'e üflediği rûhtur. Diri olan da bu rûh'tur. Hz. Mûhammed de ahfâdına bu rûhtan üflemişir. Çünkü, Râbb üflemezse, emir zâhir olmaz. İşte, "de ki, Rûh Rabbimin emrindendir." (17/85) âyetinin mânâsı budur. Tevhîd 'de ayrılık yoktur. Ayrılığı yaratan esmâ'dır. Esmâ bir bildirgeçtir; kendi vücûdu yoktur. İnsânın sıfâtlarını bildirmeğe yarar. İnsanın endişe ve sıkıntıya düşmesinin nedeni, bir isme bağlanıp kalması ve her şeyi ondan beklemesindendir. Beklentisine o isimden cevap alamayınca, sıkıntıya düşer. O halde, esmâyı değil, müsemmayı düşünmek gerekir. Teşbîh'te tenzîh'i, tenzîh'te teşbîh'i zevk etmek, " tevhid " dir. İnsânı şaşırtan, esmâ ve sıfatta kalıp her şeyi ayrı görmesidir. İnsân, buğday, nohut, fasulye, şeker, incir, kayısı, üzüm vs.yi teker teker görüp ayrı zannetmekle hata yapmaktadır. Halbuki, bunların hepsini bir görüp, " Aşûre " deyiverse, yâni müsemmayı tanısa, ayrılıklar ortadan kalkıverir. İşte " tevhîd " budur. Tevhîd nokta-i nazarından, Bir Allah ile Bir İnsân 'dan başka, tüm görünenler " süs"tür... Hüvel Bâtın Allah, Hüvezzâhir ise İnsân'dır . Sırf tenzîhte kalanlar, küfür de, sırf teşbîhte kalanlar ise şirk 'tedir. Tenzîh ile teşbîh arası, yâni " berzah " , insânın kendisidir. Ölmeden önce ölmek , ölümü öldürmek demektir. Tevhîd", "sevgi"den ibârettir. • Her kes, kendi kapısını kendi açacak, içindeki "Hazine"yi, kendi bulacaktır. İnsânlıktan, dinlerden ve ibadetlerden tek murat, " sevgi " ve "muhabbet "e ulaşabilmektir.
|