Dini Sohbet, İslami Sohbet, Dini Forum, İslami Forum, İslami Chat, Dini Chat


 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnsana verilen maddi ve manevi bütün nimetler şükür ister.  (Okunma Sayısı 303 defa)
ayyüzlüm

Admin
*

Rep 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 176


« : 29 Haziran 2010, 09:57:52 »

İnsana verilen maddi ve manevi bütün nimetler şükür ister.




 için bir başkasına yardım etmek, gücü yettiği kadar iyilik ve ihsanda bulunmak, muhtaçların derdiyle dertlenmek, kalpteki iman ve irfanın sonucudur.

Bu ahlâk aynı zamanda insanın içini yansıtan bir ayna, iman ve ihlâs seviyesini ölçen bir mizandır.

 için sevemeyenler, malından veremeyenler,  yolunda canını hiç veremezler.


Malından ve canından cimrilik edip Hakkın ve halkın hukukunu çiğneyenler, dünya ve ahiret mutluluğuna eremezler.

Nitekim ruhun saadeti,  için sevgi ve hizmette gizlenmiştir.

Mümin yani inanan insan, yüce ın el-Mümin ismi şerifini taşımaktadır. Kâmil mümin bu ism-i şeriften payını almış, onunla sıfatlanmış kimsedir.

Mümin; emin, emniyetli, güvenilir; yani aldatmayan, zarar ve zahmet vermeyen kimse demektir. Nitekim hadis-i şerifte de müslüman, elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği kişi olarak tanıtılmıştır.

İşte bu isim ve sıfatlarla aleme tanıtılan son ümmetin temel görevi bütün insanlara rahmet olmaktır. Çünkü bu ümmetin peygamberi Hz. Muhammed s.a.v. Efendimiz, bütün alemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Şimdi o rahmet ahlâkını almak ve yaymak, günümüzdeki müslümanların görevidir. Her müslüman önce bu ahlâk ile donanmalı ve gücü ölçüsünde bu görevi yerine getirmelidir.

Cenab-ı Hak bizleri şöyle tanıtıyor:


Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, doğruluğu emreden, fenalıktan alıkoyan, a inanan hayırlı bir ümmetsiniz. (Âl-i İmrân, 110)

Şu halde ümmet olarak en önemli işimiz hayırlı insan olmaktır. Hayırlı olmanın yolu hayır yapmaktır. Hayır ise  için yapılan bütün güzel işlerdir. Rasulullah s.a.v. Efendimiz, en hayırlı insan olma yolunu şöyle tarif etmiştir:

İnsanların en hayırlısı,  için diğer insanlara en faydalı olandır.” (Taberânî, İbn Ebid-Dünya, Süyûtî).

Yine buyurmuşlardır:

Mümin, cennete girene kadar hayra doymaz. (Tirmizî)

Meşhur hadis alimi Hakîm et-Tirmizî rh.a.in belirttiği gibi, Gerçek İslâm,  Tealânın haklarını korumak için malını ve canını onun yolunda vermekten ibarettir

 için bir başkasına yardım etmek, gücü yettiği kadar iyilik ve ihsanda bulunmak, muhtaçların derdiyle dertlenmek, kalpteki iman ve irfanın sonucudur. Bu ahlâk aynı zamanda insanın içini yansıtan bir ayna, iman ve ihlâs seviyesini ölçen bir mizandır.  için sevemeyenler, malından veremeyenler,  için canını hiç veremezler. Malından ve canından cimrilik edip Hakkın ve halkın hukukunu çiğneyenler, dünya ve ahiret mutluluğuna eremezler. Nitekim ruhun saadeti,  için sevgi ve hizmette gizlenmiştir. İnsanlardan öyleleri vardır ki, ın rızasına ulaşmak için nefsini feda eder.(Bakara, 207) ayeti, aşıkların  için neler yapılabileceğini göstermektedir.

İyilik deyince

İyilik,  için yapılan bütün hayır çeşitlerinin ortak adıdır. İyilik iki türlü yapılır; sözle ve fiilleSözle olan iyilik, güzel söz, güler yüz, hoş muamele ve benzeri amellerdir. Fiil ve davranış ile olan iyilik ise; birinin yardımına koşmak, bizzat işini görmek, ihtiyaç anında yardımcı olmak gibi işlerdir. İnsanı buna ulaştıracak temel şey  aşkı, insan sevgisi ve iyilik yapma duygusudur.

İyilik ve infak Cenab-ı Hakkın bize emanet olarak verdiği mal, mülk ve imkanları onun gösterdiği şekilde nefsimize, ailemize, akraba çevremize, din kardeşlerimize ve bütün cemiyete harcamamızdır.

 Tealâ zengin fakir her insana başkasına ikram edebileceği bir nimet çeşidi vermiştir. Bu nimetler maddi ve manevi olarak iki kısımdır. Günümüzde yardım ve hizmet deyince akla hemen para ve mal gelir. Halbuki hayır ve hizmet alanı bunlarla sınırlı değildir. İnsan bir tebessümüyle bile gönül alabilir, hayır yapabilir. Elinde hiç maddi imkanı olmayan bir kimse gönlünde coşan iyilik niyeti ile de cömert olabilir.

İyilik yapmanın şartları

Bir iyiliğin iyilik olabilmesi ve noksansız yerine getirilmesi için bazı şartlar vardır.

Bunların en önemlisi iyiliği  rızası için yapmaktır. Bunun için mümkünse yaptığı iyiliği gizli yapmak, halkın görmesini istememek, onu yaymaktan, açığa vurmaktan sakınmaktır.

Hikmet ehli bir zat şöyle demiştir: Bir iyilik yaptığında onu gizle, fakat sana iyilik yapıldığında onu yay. Çünkü nefs saklananı ortaya çıkarmayı, gizlenmiş olanı da yaymayı ister;

Bir diğer şart, yaptığı iyiliği küçük görüp gözünde büyütmemek, az bulup çok görmemektir. Böyle yapmalı ki iyilik şımarıklığa, yaptığı ile övünmeye, kibirlenmeye, başkalarını küçük görmeye sebep olmasın.

Hz. Abbas r.a. demiştir ki: İyilik ancak üç özellikle tamam olur: İyilik yapmada acele etmek, yaptığını gözünde küçük görmek ve halktan gizlemek

Bir diğer şart, iyiliği başa kakmamak ve onu yapmakla övünmemektir. Çünkü bunları yapan kimse nimete şükretmiş olmayacağı gibi sevaptan da mahrum kalır.

Yine bir diğeri de, hiçbir hayırlı işi küçük ve basit görmemektir.

Mal ile yapılan iyiklikte malın helal yoldan kazanılmış olması gerekir. Nitekim hadis-i şerifte buyrulduğu üzere haram ile hayır olmaz.

İyiliği kime yaptığına değil, kim için yaptığına bakmalıdır.  için yapılan hiçbir amel, ibadet ve iyilik zayi olmaz. Atalarımız, Sen bir iyilik yap denize at, balık bilmezse hâlık (yaratıcı) bilir demişlerdir.

İman, cimriliği reddeder

Rahmet Peygamberi Efendimiz s.a.v. buyurmuştur:İman ile cimrilik bir kulun kalbinde asla bir arada bulunmaz.” (Ahmed, Nesâî, Hakim).

Demek ki, imanla cimrilik birbirine zıttır. Müminin imanı ve irfanı onu ihsan ve iyiliğe sevk etmelidir.  Tealâ’yı seven, onun yarattıklarını da sever. Hele bu kimse ın kendisine kardeş yaptığı mümin olunca, onu kendisi gibi sever ve korur.

 Rasulü s.a.v. Efendimiz, Yezid b. Esed r.a.a,

Cennete girmek istiyor musun, diye sordu. Yezid;

Evet, dedi. Efendimiz s.a.v. şöyle buyurdu:

Öyleyse, kendin için sevdiğin ve istediğin hayırları, müslüman kardeşin için de sev ve iste! (Buhârî, Nesâî)

İnsana verilen maddi ve manevi bütün nimetler şükür ister. Şükrün bir şekli de eldeki nimeti etrafındakilerle paylaşmak ve onları da ın ihsanı ile buluşturup sevindirmektir. Nitekim cimrilik sadece malda olmaz. İhtiyaç sahibine elindeki maldan vermemek kınandığı gibi, sahip olduğu ilmi öğretmemek, hayrı anlatmamak, feyzi yansıtmamak, edebi yaymamak, sevgiyi paylaşmamak da kınanmıştır. Bu da cimriliktir.  da cimrileri sevmez.
[/b]
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
iSlamiYoL Tag Coder By UsTa
İnsana verilen maddi ve manevi bütün nimetler şükür ister., dinisohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forum, İnsana verilen maddi ve manevi bütün nimetler şükür ister., islamiyol , dinisohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forumİnsana verilen maddi ve manevi bütün nimetler şükür ister., dinisohbet, islami sohbet, dini chat, islami chat, dini forum, İnsana verilen maddi ve manevi bütün nimetler şükür ister.

 
Gitmek istediğiniz yer:  




Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.12 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
İslamiyol.org Tüm Hakları Saklıdır İslamiyol.org Dini Sohbet iSlami Sohbet Dini Forum iSlami Forum Dini Sohbetler
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.08 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu