. .

Sohbet Odaları Girişi

Dini Sohbet - iSlami sohbet

Online Ziyaretçiler

Alexa Rank

Category: Menkıbeler RSS feed for this category

0

Davud-u Taî – Nafakası bitince eceli geldi

Zamanın halifesi Harun Reşit, baş kadı Imam-ı Ebû Yusuf’la büyük velî Davud-u Taî Hazretlerini ziyarete gitmişti. Davud-u Taî Hazretlerinin evine varıp kapısını çaldılar. Kapıyı büyük velînin yaşlı annesi açtı. Harun Reşit ve Ebû Yusuf yaşlı kadına Davud’la görüşmek istediklerini söylediler. Kadın içeri girip görüşmek istediklerini söyleyince, Davud-u Taî Hazretleri:- Benim dünya ehli kimselerle işim yok, diyerek kabul etmedi.Halife ve Ebû Yusuf, Şeyhin annesinden” görüşmelerini temin etmesini rica ettiler. Annesi gelip tekrar kabul etmes... Read more

0

“Evim, Peygamber Hanesine Benzedi.”

Hz. Mevlana, evlerinde yiyecek olarak hiçbir şey kalmadığını söyleyen hanımına tekrar tekrar sormuş:- “Gerçekten hiçbir şey kalmadı mı”?- “Evet”, demiş eşi. Hiç yiyeceğimiz kalmadı.O yoklukta tükenmez hazinelerin sahibini bulan Mevlana , ellerini kaldırıp:- “Allah’ım sana hamd-ü senalar olsun” diye şükretmiş.- “Evim, Peygamber hanesine benzedi”. View the original article here ... Read more

0

Mesciddeki Direk..

Peygamberimizin Medine Mescidinde kuru hurma ağacından bir direk vardı. Peygamberimiz hutbe okurken ona dayanıyordu. Çünkü henüz mescidde minber yoktu.Nihayet bir sahabi üç basamaklı bir minber yapıp mes­cide getirince bu direği arka tarafta bir köşeye koydular. İhtiyaç olunca da yakarız diye düşündüler.Cuma namazı vaktinde Resulullah yeni minberinde hutbe okuyordu. Camide bir ağlama sesi işitildi. Hamile bir devenin inleyip ağlaması gibi bir sesti bu. Herkes birbi­rine baktı. Acaba kim ağlıyordu?Sonuçta sesin kuru hurma direğinden geldiğini anladı­lar. Bu ... Read more

0

Mecnun’un Endişesi…

Mecnun ayrılık derdinden dolayı boğaz hastalığına ya­kalandı. Tedavi için hekim çağırdılar. Hekim gelip Mec-nun’u muayene etti ve Mecnun’dan kan almaktan başka çare bulamadı. Kan alma işini yapan bir hacamatçı çağır­dılar. Hacamatçı geldi, Mecnun’un kolunu bağladı. Şişmiş olan yeri keseceği sırada Mecnun bir nara atarak dedi ki:“Ey kan alan adam!.. Ey hacamatçı hekim!.. Paranı al ve git, bana dokunma, damarımı kesme. îsterse bu dertten Öleyim!..”Hacamatçı şaşırdı:“Bundan niçin korkuyorsun, sen kükremiş arslandan bile korkmazsın. As... Read more

0

Ateşe Atılan Çocuk…

İslâmiyetten önce îsrailoğullarından zalim bir kral ken­di dininden olmayanlara zulmediyordu. Bir meydanda Nemrud’un ateşi gibi büyük bir ateş yaktırmış, yanına da bir put diktirmişti. Isa dinine inananları oraya toplamış, puta secde etmeyenlerin ateşe atılmasını emretmişti.inancından vazgeçmeyenler tek tek ateşe atılmaktaydı. Sıra, kucağında çocuk olan bir kadına gelmişti. Herkese söyledikleri gibi ona da puta secde etmesini söylediler. Ka­dın, “Ben Allah’tan başkasına secde etmem” deyince, ço­cuğu kucağından alıp ateşe fırlattılar. De... Read more

0

“Allah’ın Mazlumları Zalimlere Karşı Koruması”

İbrahim Aleyhisselam’ın bir kıssası vardı. Bir zaman İbrahim Aleyhisselam, eşi Sare validemizle birlikte Mısır’a gider. O devirde Mısır’da Firavunlar hüküm sürmektedir. Firavun zulümde en zirveye çıkmıştır. Şehrin giriş ve çıkışları kontrol altındadır. Gelen gidenlerin haberleri anında Firavuna bildirilmektedir. Özellikle kadınlara karşı zaafı olan Firavun, gözüne kestirdiği kadını yanında alıkoyuyordu.Görevliler Sare validemizi alıp, Firavun’a götürmek isterler. İbrahim Aleyhisselam’a sorarlar:- Bu kadın senin neyindir?İbrahim Aleyhis... Read more

0

Bizim Derdimiz Altın Değildir

Sünbül Efendinin sohbetleri ile pişerek, teveccühleri bereketiyle mânevî dereceleri katetti. Pek zekî olan Merkez Efendi, hocasının terbiyesi altında riyâzet ve mücâhedeler yaparak, yâni nefsinin istediklerini yapmayıp, istemediklerini yapmak sûretiyle, kısa zamanda tasavvufta yüksek derecelerin sâhibi oldu. Hocasının kendisine icâzet, diploma verdiği sıralarda, Aksaray’da Kovacı Dede dergâhına hoca tâyin edildi. Kısa sürede, dergâh talebelerle dolup taştı. Merkez Efendinin nâmı her tarafa yayıldı. Merkez Efendi, hocası Sünbül Sinân’ın kızı Rahim... Read more

0

Ashabı Uhud – Büyük İmtihan

Sizden öncekiler arasında bir kral vardı. Onun bir de sihirbazı vardı. Sihirbaz yaşlanınca krala: “Ben artık yaşlandım. Bana bir genç gönder de ona sihir yapmayı öğreteyim!” dedi.Kral da sihir yapmayı öğretmesi için ona bir genç çocuk gönderdi. Gencin geçtiği yolda bir (müslüman)rahip yaşıyordu. Genç bir gün giderken rahibe uğrayıp onu dinledi, konuşması hoşuna gitti. Artık sihirbaza her gittiğinde rahibe de uğruyor, yanında bir müddet oturup onu dinliyordu.Bir gün sihirbaz delikanlıyı, yanına gelince dövdü. Oğlan da durumu rahibe şikâyet et... Read more

,
Toplam 9 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345...Son »
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.